Alfabetik indeks. Kelimeye tıklayınca ilgili başlığa gider; yanında kısa anlam vardır.
A
- Abartma / faking bad — Belirtileri olduğundan fazla gösterme eğilimidir. Klinik ve adli bağlamda dikkat gerektirir.
- ABC(DE) / olay–inanç–sonuç (+çürütme–etki) — A olay, B inanç, C sonuç; D çürütme, E yeni etkidir. İnanç halkasına girerek değişim üretir.
- Actualizing tendency / gerçekleşme eğilimi — Doğuştan büyüme ve gerçekleşme eğilimidir. Rogers’ta motivasyon omurgasıdır.
- Ahlaki kaygı / moral anxiety — Süperego’nun suçluluk/utanç baskısından doğan kaygıdır. Ahlaki ihlal hissiyle bağlanır.
- Aile dizilimi / family constellation — Aile içi roller, konumlar ve ilişki örüntüsüdür. Yaşam stilini şekillendiren bağlamdır.
- Akılcılaştırma / rationalization — Davranışa mantıklı ama sahte gerekçe bulmaktır. Gerçek güdüyü örtmek için kullanılır.
- Aktarım / transference (aktarım) çalışması — Danışanın terapiste yansıttığı geçmiş ilişki duygularını incelemektir. Burada-şimdi ilişki değişimin motorudur.
- Aktarım odaklı yorum / transference-focused interpretation — Burada-şimdi aktarımın bölme dinamiklerini yorumlamaktır. TFP (Transference-Focused Psychotherapy / aktarım odaklı psikoterapi) çizgisine yakındır.
- Aktarım yorumu / transference interpretation — Burada-şimdi bölme dinamiklerini ilişkide yorumlamaktır. Kernberg/TFP (Transference-Focused Psychotherapy / aktarım odaklı psikoterapi) çizgisine yakındır.
- Aktif dinleme / active listening — Bölmeden, anlamaya çalışarak dinlemektir. Empatiyi mümkün kılar.
- Aktif imgelem / active imagination — İçsel imgeyle bilinçli diyalog kurmaktır. Bilinçdışı materyali yaratıcı biçimde yüzeye getirir.
- Alıcı / receptive — Dışarıdan almakla doyum arar. Bağımlılık eğilimi taşıyabilir.
- Almaya alışkın tip / getting type — Başkalarından alarak yaşamayı bekler; bağımlı eğilim gösterir. En sık görülen nevrotik tiplerden biridir.
- Alternatif yapı üretme / generating alternative constructs — Aynı olaya farklı yapı üretmektir. Katı “ya hep ya hiç”i kırar.
- AMPD / Alternative Model for Personality Disorders (kişilik bozuklukları alternatif modeli) — DSM-5’te Criterion A/B/C (Ölçüt A/B/C) ile boyutsal–kategorik hibrit çerçevedir. Sınavda “boyutsal alternatif” diye geçer.
- Anal dönem / anal stage — Tuvalet eğitimi ve kontrol odaklı dönemdir. Fiksasyon katılık/cimrilik veya dağınıklıkla ilişkilendirilir.
- Anal-çıkarıcı / anal-expulsive — Dağınıklık, savurganlık veya kontrolsüz boşaltım eğilimidir. Tutucu tipin karşı kutbudur.
- Anal-tutucu / anal-retentive — Aşırı düzen, cimrilik ve inatçılık eğilimidir. Katı kontrol teması öne çıkar.
- Anima / Animus — Karşı cins arketipidir (erkekte anima, kadında animus). İlişki ve iç dünya dengesinde rol oynar.
- Anlam arama diyaloğu / meaning dialogue — Yaşamda neyin değer taşıdığını birlikte aramaktır. Anlamsızlık kaygısını çalışır.
- Anlam iradesi / will to meaning — Temel motivasyonun haz veya güç değil anlam arayışı olmasıdır. Acı bile anlamla taşınabilir.
- Arketipsel tema tanıma / archetypal theme recognition — Yaşantıda tekrarlayan mitik/evrensel temaları ayırt etmektir. Bireyleşme yolundaki tek yanlılığı gösterir.
- Aşağılık duygusu / inferiority feeling — Yetersizlik deneyimidir; çabayı tetikler. Aşırıysa aşağılık kompleksi / inferiority complex işlevi bozar.
- Aşağılık kompleksi / inferiority complex — Aşağılık duygusunun abartılıp işlevi bozan biçimidir. Kaçınma, cesaretsizlik veya abartılı savunma üretebilir.
- Ayırt edici uyaran / discriminative stimulus — Davranışın pekişeceği bağlam işaretidir. “Ne zaman ne yapılır?
- Ayrılma–bireyleşme / separation–individuation — Bebeğin anneden ayrılıp özerk benlik kurma sürecidir. Mahler’in gelişim omurgasıdır.
B
- B-values / varlık değerleri — Doğruluk, güzellik, adalet gibi kendini gerçekleştirme değerleridir. D-ihtiyaçlarından farklıdır.
- Bağımlı/ilişkisel benlik / interdependent self — Aidiyet, rol ve ilişki uyumu vurgulanır. Kolektivist kültürlerde kişilik ifadesi farklı görünebilir.
- Bağımsız benlik / independent self — Özerklik, içsel nitelikler ve bireysel hedefler vurgulanır. Batı örneklemine yakın kuramlar bunu varsayabilir.
- Balgam / phlegmatic (balgamlı mizaç) — Sakin, yavaş ve dengeli eğilimdir. Aşırıysa pasiflik riski taşır.
- BAS / Behavioral Activation System (davranışsal aktivasyon sistemi) — Ödüle yaklaşma ve motive eylemi düzenler. Yüksek BAS dürtüsel yaklaşmayı artırabilir.
- Baskılama / repression — İstenmeyen düşünce/duyguyu bilinçdışına itmektir. Freud’da temel savunma kabul edilir.
- Behavior potential / davranış potansiyeli — Belirli durumda belirli davranışı gösterme olasılığıdır. Beklenti × değer formülünden çıkar.
- Behavioral inhibition / davranışsal ketlenme (Kagan) — Yeniliğe karşı ketlenmiş, çekingen mizaç eğilimidir. Kaygı yatkınlığı ile ilişkilendirilir.
- Behavioral signatures / davranışsal imzalar — Kişinin “şu durumda şöyle, bu durumda böyle” tutarlı durum–davranış eşleşmeleridir. Saf trait ortalamasından daha incelikli kestirim verir.
- Benlik / self — Kişinin kendine dair öz-temsilidir. Rogers’ta ideal–gerçek benlik gerilimi merkezdedir.
- BIS / Behavioral Inhibition System (davranışsal ketleme sistemi) — Ceza/tehdit sinyallerinde ketlenme üretir. Yüksek BIS kaygı yatkınlığıyla bağlanır.
- Bilgi veren raporu / informant report (heteroanamnez) — Yakın çevre veya gözlemciden alınan bilgidir. Öz-bildirimi tamamlar; çok yöntemli değerlendirmenin parçasıdır.
- Bilinç / consciousness — Anlık fark edilen düşünce ve duygulardır. En küçük psişik alan olarak betimlenir.
- Bilinç öncesi / preconscious — Şu an fark edilmeyen ama kolayca bilince çıkarılabilen materyaldir. Hatırlama bu alandan gelir.
- Bilinçdışı / unconscious — Fark edilmeyen ama davranışı etkileyen psişik süreçlerdir. Psikodinamik kuramların ortak paydasıdır.
- Bilişsel karmaşıklık / cognitive complexity — Yapı sisteminin incelik ve çeşitliliğidir. Daha karmaşık sistem daha esnek öngörü sağlar.
- Bilişsel yeniden yapılandırma / cognitive restructuring — İşlevsel olmayan düşünceyi dengeli alternatifle değiştirmektir. Duygu ve davranışı etkiler.
- Bipolar self / bipolar kendilik — Hırs–idealler kutuplarıyla örgütlenen kendiliktir. Dengeli gelişimde bütünlük sağlar.
- Boyutsal yaklaşım / dimensional approach — Örüntüyü şiddet/spektrum boyutunda değerlendirir. ICD-11 ve AMPD bu çizgidedir.
- Bölme / splitting — Nesne/kişiyi bütün değil, aşırı iyi veya aşırı kötü görmektir. Özellikle sonraki kuramlarla klinik köprüdür.
- Burada-şimdi varoluşsal sorgulama / here-and-now existential inquiry — “Şimdi nasıl var oluyorsun?” sorusunu açmaktır.
- Bütün nesne / whole object — İyi ve kötüyü aynı kişide tutabilmektir. Depresif konumun işaretidir.
C
- CAPS / Cognitive-Affective Processing System (bilişsel–duygusal işleme sistemi) — Durumun nasıl kodlandığı, beklenti, duygu ve hedeflerin davranışı nasıl ürettiğini anlatır. Kişilik “sabit etiket” değil, işleyen sistemdir.
- Cesaretlendirme / encouragement — Yetersizlik hissini azaltıp toplumsal cesareti artırmaktır. Adlerci terapinin kalbidir.
- Ceza / punishment — Davranıştan sonra aversif (itici / hoş olmayan) sonuç eklemek veya ödülü kesmektir. Yan etki ve kaçınma riski yüksektir.
- Complementary transaction / tamamlayıcı transaksiyon — Beklenen ego durumu yanıtıdır. İletişim akıcı sürer.
- Congruence / kongrüans (içtenlik) — Terapistin iç yaşantısı ile ifadesinin uyumudur. Sahte “teknik yüz” değildir.
- Construction corollary / yapı kurma ilkesi — İnsan olayları benzerliklere göre yapılandırır. Gelecek öngörüsü buradan gelir.
- Cooperativeness (C) / işbirliği — Empati, yardımseverlik ve kabul gelişimidir. Düşük C kişilerarası çatışmayı artırır.
- Crossed transaction / çapraz transaksiyon — Beklenmeyen ego durumu yanıtıdır. Çatışma buradan çıkar.
Ç
- Çatışma / conflict — İd, ego ve süperego arasındaki gerilimdir. Kaygı ve savunma mekanizmalarını tetikler.
- Çatışmasız ego alanı / conflict-free ego sphere (Hartmann) — Öğrenme, algı, bellek gibi çatışmadan bağımsız ego işlevleridir. Uyum kapasitesini vurgular.
D
- Dark Triad / Karanlık Üçlü — Narsisizm, Makyavelizm ve psikopati kümesidir. Kişilerarası sömürü ve empati düşüklüğü ortak paydadır.
- Davranışsal deney / behavioral experiment — İnancı gerçek hayatta test etmektir. “Sanıyorum”u “gördüm”e çevirir.
- Davranışsal gözlem / behavioral observation — Davranışın sistematik izlenmesidir. Öz-bildirimden bağımsız kanıt sağlar.
- Davranışsal prova / behavioral rehearsal — Yeni davranışı güvenli ortamda prova etmektir. Transferi kolaylaştırır.
- Değerlendirmeden kaçınma / non-directive attitude — Yönlendirici yargı ve tavsiyeden kaçınmaktır. Danışanın kendi yönelimini güçlendirir.
- Depresif konum / depressive position (D konum) — Bütün nesne + suçluluk/onarım konumudur. Bölmeden bütünleşmeye geçiş işaretidir.
- Determinizm / determinism — Davranışın önceden belirlenmiş nedenlerle açıklandığı görüşüdür. Freud daha determinist, Rogers daha özgür irade vurgular.
- Dezorganize bağlanma / disorganized attachment — Çelişkili, tutarsız stratejiler gösterir. Korku–bağ çatışması ve travma öyküsüyle ilişkilidir.
- Dışa dönüklük / extraversion — Enerjiyi dış dünyaya yönelten tutumdur. Jung’da psişik enerji dışa akar (Big Five E ile akrabadır).
- Dikkat çekme hedefi / attention seeking (yanlış hedef) — Yanlış yoldan ilgi toplamaktır. Cesaret yerine “beni gör” ihtiyacı baskındır.
- Dinamikler / dynamisms — Tekrarlayan kişilerarası enerji örüntüleridir. Kişiliği ilişki içinde tanımlar.
- Direnç analizi / resistance analysis — Değişime veya acı materyale karşı koyuşu çalışmaktır. Direnç “kötü niyet” değil, çoğu zaman koruyucu bir süreçtir.
- Doğa–yetiştirme / nature–nurture (doğa–çevre) — Biyolojik yatkınlık mı, öğrenme/çevre mi ağır basar sorusudur. Eysenck doğa; Skinner yetiştirme vurgular.
- Doğum sırası / birth order — Aile içi konumun (ilk/orta/son/tek) eğilimlere etkisidir. Determinist yasa değil, klinik ipucu olarak kullanılır.
- Doğum sırası değerlendirmesi / birth order assessment — Aile konumunun yaşam stiline etkisini incelemektir. Mutlak yasa değil, hipotez üretir.
- Dönüştürme / conversion — Çatışmanın bedensel belirtiye çevrilmesidir (tarihsel/klinik köprü). Güncel tanı dilinde dikkatle kullanılır.
- Duygu / feeling — Değer ve ilişki odağıyla karar verme işlevidir. “Mantıksız” değil, farklı ölçüt kullanır.
- Duygu düzenleme / emotion regulation — Yoğun duyguyu tolere etme ve ifade becerilerini güçlendirmektir. Bölme patladığında stabilizasyon sağlar.
- Duygu düzenleme + kişilerarası beceri planı / emotion regulation + interpersonal skills — N ve düşük A profiline uygun beceri hedefleri koymaktır. Davranışsal müdahale ile desteklenir.
- Duyum / sensation — Anlık duyusal veriye odaklanma işlevidir. Somut, şimdiye yakındır.
- Dürtü kontrolü / impulse control — Dürtüyü erteleme ve düzenleme kapasitesidir. Sınır koyma becerisini etkiler.
- Düşünce kaydı / thought record — Otomatik düşünce–duygu–kanıt zincirini yazmaktır. Yeniden yapılandırmanın hammaddesidir.
- Düşünme / thinking — Mantık ve nesnellikle karar verme işlevidir. Duygu işlevinin karşı kutbudur.
E
- E ↔ ARAS / ascending reticular activating system (yükselen retiküler aktive edici sistem) — Dışa dönüklük uyarılmışlık düzeyleriyle ilişkilendirilir. Introvert’ler (içe dönükler) daha kolay uyarılır varsayımı klasiktir.
- Ego / ego (ben) — Gerçeklik ilkesiyle dengeleyen yapıdır. Savunma ve uyum işlevlerini taşır.
- Ego durumu tanıma / identifying ego states — Konuşanın hangi ego durumundan geldiğini ayırt etmektir. İletişim müdahalesinin ilk adımıdır.
- Ego güçleri / ego strengths — Ego’nun esneklik ve işlevsellik kapasitesidir. Klinik değerlendirmede kritikdir.
- Ego kimliği / ego identity — Erikson’da kişiliğin merkez kavramıdır. Kimlik dönemi (5.
- Ego states / ego durumları — Ebeveyn–Yetişkin–Çocuk durumlarıdır. İletişim bu üçünden birinden gelir.
- Eksiklik vs büyüme ihtiyaçları / deficiency vs growth needs — Eksiklik ihtiyaçları yoklukla motive eder; büyüme ihtiyaçları gelişmeyle. Alt basamaklar daha çok eksiklik tipidir.
- Ektomorf / ectomorph — İnce–uzun beden tipidir. İçe dönük, hassas ve soyut düşünce eğilimiyle ilişkilendirilir.
- Elektra kompleksi / Electra complex — Kız çocuğunda benzer fallik dönem geriliminin adlandırılmasıdır (tarihsel terim).
- Empathy / empati — Danışanın öznel çerçevesini anlamaktır. Yansıtma ile taşınır.
- Empatik aynalama / empathic mirroring — Yaşantıyı doğru yansıtarak kendiliği regüle etmektir. Erken yüzleştirmeden önce gelir.
- Empatik aynalama / empathic mirroring (Kohut) — Kırılgan benliği utandırmadan yansıtmaktır. Selfobject ihtiyacını onarmayı hedefler.
- Empatik daldırma / empathic immersion — Danışanın öznel dünyasına empatik dalmaktır. Kohutçu tutumun omurgasıdır.
- Empatik yansıtma / empathic reflection — Duygu ve içeriği doğru geri vermektir. Anlaşılma deneyimi yaratır.
- Endomorf / endomorph — Yuvarlak–yumuşak beden tipidir. Sosyal, rahat ve konfora düşkün eğilimle ilişkilendirilir.
- Entelektüelleştirme / intellectualization — Duyguyu soyut düşünceye kaçarak soğutmaktır. “Anlıyorum ama hissetmiyorum” haliyle ilişkilidir.
- EPQ / Eysenck Personality Questionnaire — PEN (Psikotisizm, Dışa dönüklük, Nevrotisizm) boyutlarını ölçer.
- Erken anı çalışması / early recollections — En eski anıları yaşam stili ipucu olarak okumaktır. “Nasıl anlamlandırıldı?
- Erken anı çalışması / early recollections (erken anılar) — En eski anıları yaşam stili ipucu olarak okumaktır. “Ne oldu?
- Erken uyumsuz şemalar / early maladaptive schemas — Çocukluk ihtiyaçlarının karşılanmamasından doğan kalıcı kalıplardır. Yetişkin ilişkide tekrarlanır.
- Eros / yaşam dürtüsü — Yaşamı koruyan, bağ kuran ve üreten dürtüdür. Libido ile yakından ilişkilidir.
- Evrenselcilik eleştirisi / universality critique — Kuramın tüm kültürlere aynen geçerli olduğu varsayımına yönelik uyarıdır. Sınavda “bağlam yaz” notu buradan gelir.
- Expectancy / beklenti — Davranışın pekiştireç getireceğine dair inançtır. Deneyimle güncellenir.
- External locus of control / dışsal denetim odağı — Sonuçları şans, kader veya başkalarına atfetmektir. Öğrenilmiş çaresizlik riskiyle bağlanabilir.
- Extraversion (E) / dışa dönüklük — Sosyal enerji ve dışa yönelim boyutudur. Big Five E ile örtüşür.
F
- Facet / alt boyut — Her Big Five faktörünün alt bileşenleridir. Profili daha ince ayırır.
- Fallik dönem / phallic stage — Oedipus/Elektra çatışmasının merkezde olduğu dönemdir. Cinsiyet kimliği ve rekabet temaları burada yoğunlaşır.
- False self / sahte benlik — Çevreye uyum için kurulan koruyucu benliktir. Aşırıysa canlılık ve otantiklik azalır.
- Fiksasyon / fixation — Psikoseksüel dönemde doyum/früstrasyon nedeniyle takılı kalmaktır. Yetişkin kişilik ipuçlarında o dönemin izi aranır.
- Fixed-role therapy / sabit rol terapisi — Danışanın yeni bir rol senaryosunu denemesidir. Alternatif yapıyı yaşayarak test eder.
- Fizyolojik ölçüm / psychophysiological measurement — Uyarılmışlık, reaktivite gibi bedensel göstergelerdir. Eysenck/Gray gibi biyolojik modellerle bağlanır.
- Fonksiyonel analiz / functional analysis (öncül–davranış–sonuç) — Davranışı A-B-C (öncül–davranış–sonuç) ile çözümlemektir. Müdahale noktasını netleştirir.
- Fully functioning person / tam işlevde kişi — Açık, esnek ve organizmik değerlendirmeye açık kişidir. Rogers’ın sağlık idealidir.
- Functional autonomy / işlevsel özerklik — Geçmişte bir güdüyle başlayan davranışın sonra bağımsız amaç kazanmasıdır. “Neden başladı?
G
- Games / oyunlar — Tekrarlayan gizli transaksiyon örüntüleridir. Tahmin edilebilir kötü hisle biter.
- Geçerlik / validity — Testin gerçekten ölçmek istediği yapıyı ölçmesidir. Yapı geçerliği kişilik testlerinde sık tartışılır.
- Genital dönem / genital stage — Olgun cinsellik ve ilişki dengesinin hedeflendiği dönemdir. Sağlıklı gelişimin son aşaması sayılır.
- Gerçek benlik vs idealize benlik / real self vs idealized self — Gerçek potansiyel ile abartılı ideal imge gerilimidir. Uçurum büyüdükçe nevroz artar.
- Gerçeklik ilkesi / reality principle — Doyumu erteleyip dış gerçekliğe uydurma kuralıdır. Ego’nun temel ilkesidir.
- Gerçeklik kaygısı / reality anxiety — Dış tehlike veya somut tehdide karşı kaygıdır. Ego’nun gerçeklik ilkesiyle ilişkilidir.
- Gerçeklik testi / reality testing — İç ile dış gerçekliği ayırt etmektir. Bozulursa psikotik örgütlenme riski artar.
- Gerileme / regression — Daha erken gelişim düzeyine dönmektir. Stres altında çocuksu tepkiler artabilir.
- Good-enough mother / yeterince iyi anne — Mükemmel değil, yeterince uyumlu bakımverendir. Optimal hayal kırıklığıyla özerkliği destekler.
- Goodness of fit / mizaç–çevre uyumu — Mizaç ile bakım/çevre taleplerinin örtüşmesidir. Uyumsuzluk sorun riskini artırır.
- Gölge / shadow — Bilinç tarafından bastırılan, istenmeyen yanlardır. Tanınmazsa yansıtma ve tek yanlılık artar.
- Graded exposure / basamaklı maruz bırakma — Korkulan duruma kademeli yaklaşmaktır. Kaçınma döngüsünü kırar.
- Güç hedefi / power seeking (yanlış hedef) — Kontrol ve üstünlük arayışıdır. İşbirliği yerine mücadele üretir.
- Güvenirlik / reliability — Ölçümün tutarlılığıdır; aynı yapı tekrar ölçüldüğünde benzer sonuç verir. Test–tekrar test, iç tutarlılık örnekleridir.
- Güvenli bağlanma / secure attachment — Ayrılıkta sıkıntı yaşar ama kavuşmada sakinleşir; keşif dengelidir. Sağlıklı IWM gelişiminin göstergesidir.
- Güvenli sığınak / safe haven — Stres anında sığınılan düzenleyici ilişkidir. Sakinleşme buradan gelir.
- Güvenli üs / secure base — Keşfi mümkün kılan güvenli dayanak noktasıdır. Bakımveren güven verirse çocuk dünyayı dolaşır.
- Güvenli üs ilişki / secure base in therapy — Terapi ilişkisini keşif ve düzenleme dayanağı yapmakır. Kaygılı bağlanma örüntüsünü yeniden öğretir.
- Güvenlik işlemleri / security operations — Kaygıyı azaltmak için kullanılan kişilerarası manevralardır. Benlik saygısını korumaya çalışır.
H
- Harm Avoidance (HA) / zarardan kaçınma — Ceza/tehditten kaçınma eğilimidir. Yüksekse kaygı ve ketlenme artabilir.
- Haset / envy — İyinin ötekinde olmasından doğan yıkıcı duygudur. İlişki ve onarımı zorlaştırabilir.
- Haz ilkesi / pleasure principle — Anında doyum arayan işleyiş kuralıdır. İd’in temel ilkesidir.
- HEXACO — (H–E–X–A–C–O: Honesty–Humility / dürüstlük–alçakgönüllülük, Emotionality / duygusallık, eXtraversion / dışa dönüklük, Agreeableness / uyumluluk, Conscientiousness / sorumluluk, Openness / açıklık) Altı faktörlü trait modelidir; H = Honesty–Humility / dürüstlük–alçakgönüllülük ekler. Düşük H, karanlık özelliklerle ilişkilidir.
- Hipokrat dört mizaç / four humors — Kan, sarı safra, kara safra ve balgam dengesiyle mizaç açıklanır. Modern bilimde tarihsel tip modelidir.
- Holding / tutma — Fiziksel ve duygusal tutma çevresidir. Benliğin bütünleşmesini kolaylaştırır.
- Hükmedici tip / ruling type — Üstünlük ve kontrolle ilerler; sosyal ilgisi düşüktür. Baskın, saldırgan veya tahakkümcü olabilir.
I
- Ideal vs real self / ideal–gerçek benlik — Olmak istediği ile olduğu benlik farkıdır. Uçurum büyüdükçe sıkıntı artar.
- Idealizing / idealleştirme — Güçlü/ideal bir figüre yaslanma ihtiyacıdır. İç sakinlik ve yön sağlar.
- Identity diffusion / kimlik yayılımı — Kimlik bütünlüğünün dağınık/çelişkili olmasıdır. Borderline örgütlenmenin ana göstergesidir.
- Imagery rescripting / imgesel yeniden yazma — Travmatik/şema sahnesini imgelemde yeniden yazmaktır. Duygusal belleği günceller.
- Incongruence / uyumsuzluk — Benlik kavramı ile yaşantı arasındaki uyumsuzluktur. Savunma ve kaygı üretir.
- Internal locus of control / içsel denetim odağı — Sonuçları kendi çaba/yeteneklerine atfetmektir. Genelde daha yüksek faillik hissi verir.
- Internal working models / IWM (içsel çalışan modeller) — Kendilik ve diğerine dair içselleştirilmiş beklenti modelleridir. Yetişkin ilişkilerde tekrarlanır.
İ
- İçe dönüklük / introversion (içe dönüklük) — Enerjiyi iç dünyaya yönelten tutumdur. Jung’da psişik enerji içe akar.
- İçgörü geliştirme / insight (içgörü) — Bilinçdışı örüntünün fark edilip anlamlı hale gelmesidir. Tek başına yetmez; duygusal yaşantı ve ilişki bağlamı da gerekir.
- İçsel nesne / internal object — İçselleştirilmiş ilişki temsilidir. Dış ilişkileri şekillendirir.
- İçtenlik / kongrüans / congruence — Terapistin otantik duruşudur. İlişki güvenini artırır.
- İd / id — Haz ilkesiyle çalışan dürtü yapısıdır. Anında doyum ister.
- İdealize aktarımın tutulması / holding idealizing transference — İdealleştirme aktarımını yıkmadan taşımaktır. Kendilik onarımına alan açar.
- İdiografik / idiographic (bireye özgü) — Tek kişiyi derinlemesine, eşsiz örüntüsüyle inceler. Allport vurgusu buraya yakındır.
- İdiografik vurgu / idiographic emphasis — Bireyi eşsiz örüntüsüyle inceleme tercihidir. Nomotetik skorlamadan daha derinlik ister.
- İhmal / neglect — Duygusal/ilişkisel yoksun bırakmadır. Güvensizlik ve ödünleyici üstünlük arayışını besleyebilir.
- İkincil özellik / secondary trait — Daha durumsal ve daha az tutarlı eğilimlerdir. Tercih ve alışkanlıklara yakındır.
- İnkâr / denial / faking good (inkâr) — Sorunları gizleme veya aşırı olumlu görünme eğilimidir. Geçerliği zayıflatır.
- İntikam hedefi / revenge seeking (yanlış hedef) — Yaralanmışlığı başkasına zarar vererek dengelemektir. İlişkiyi bozar.
- İrrasyonel inançları çürütme / disputing irrational beliefs — “Zorunluluk/felaket” inançlarını mantıksal–ampirik–pragmatik sorgulamaktır. REBT (Rational Emotive Behavior Therapy / akılcı duygusal davranış terapisi)’nin motorudur.
- İstifçi / hoarding — Sahip olduklarını tutmaya odaklanır. Değişim ve paylaşım zorlaşır.
K
- Kaçınan tip / avoiding type — Başarısızlık riskinden kaçarak kendini korur. Sosyal katkı ve sorumluluktan uzak durur.
- Kaçıngan bağlanma / avoidant attachment — Bağımsız görünür, yakınlıktan kaçınır. Duygu düzenlemede mesafe ve bastırma eğilimi taşır.
- Kanlı / sanguine (kanlı mizaç) — Neşeli, girişken ve sosyal eğilimdir. Aşırıysa dağınıklık/yüzeysellik riski taşır.
- Kara safra / melancholic (melankolik mizaç) — Duyarlı, içe dönük ve kederli eğilimdir. Aşırıysa karamsarlık riski taşır.
- Karakter / character — Öğrenilmiş değer, alışkanlık ve ahlaki eğilimlerdir. Mizaç üzerine sonradan inşa edilir.
- Kardinal özellik / cardinal trait — Yaşamı domine eden tek güçlü özelliktir. Nadir ama belirgindir.
- Karşı koşullanma / counterconditioning — Eski bağ yerine yeni, uyumlu bir bağ kurmaktır. Kaygı tedavisinin davranışsal temelidir.
- Karşıaktarım / countertransference (karşıaktarım) farkındalığı — Terapistin danışana duygusal tepkisini fark etmektir. Süpervizyonda işlenirse tanısal ve ilişkisel bilgiye dönüşür.
- Karşıt tepki oluşturma / reaction formation — Yasak duyguyu zıt tutuma çevirmektir. Yoğun “aşırı karşıtlık” ipucu olabilir.
- Kategorik yaklaşım / categorical approach — “Var/yok” kesme noktasıyla tanı koyma dilidir. DSM-5-TR kişilik bozukluklarında A/B/C kümeleri kullanır.
- Kaygı / anxiety (Kelly) — Yapıların olayları kapsamamasıdır. “Anlamlandıramıyorum” hissidir.
- Kaygı, sevgi, irade, Dasein / anxiety, love, will, Dasein — Varoluşsal gerilim ve “dünyada-olma”yı merkez alır. Kaygı yok edilecek hata değil, varoluş sinyalidir.
- Kaygılı–kararsız bağlanma / anxious–ambivalent attachment — Yapışkanlık, sakinleşmede zorluk ve ambivalans (kararsızlık / çift değerli tutum) gösterir. Reddedilme korkusu yetişkin ilişkide sürer.
- Kimlik / identity — “Ben kimim?” sorusuna verilen bütünlüklü yanıttır.
- Kimlik krizi / identity crisis — Kimlik döneminde rol ve değer gerilimidir. Çözülmezse rol karmaşası sürer.
- Kimlik statüleri / identity statuses (Marcia) — Başarılmış, moratoryum, ipotekli, dağınık kimlik durumlarıdır. Erikson’un kimlik krizini ölçülebilir dile taşır.
- Kişilik / personality — Bireye özgü, göreli tutarlı duygu–düşünce–davranış örüntüsüdür. Tek bir davranış değil, zaman içinde tekrarlayan yapıdır.
- Kişilik bozukluğu / personality disorder — Esnek olmayan, yaygın, uzun süreli ve işlev bozucu davranış/inner experience (iç yaşantı) örüntüsüdür. Tek trait uçluğu tek başına tanı değildir.
- Kişisel bilinçdışı / personal unconscious — Bireysel bastırılmış içeriktir. Kolektif bilinçdışından ayrıdır.
- Klasik koşullanma / classical conditioning — Nötr uyaranın koşulsuz uyaranla eşlenerek tepki üretmesidir. Duygusal tepkilerin bağlanmasını açıklar.
- Kolektif bilinçdışı / collective unconscious — Paylaşılan arketipsel katmandır. Jung’u Freud’dan ayıran ana kavramdır.
- Korku / fear (Kelly) — Yeni bir yapının yakında gerekli olacağı beklentisidir. Değişim eşiğindeki gerilimdir.
- Koşulsuz olumlu kabul / UPR — Performansa bağlı olmadan kabul etmektir. Koşullu değeri yumuşatır.
- Kurgusal finalizm / fictional finalism — Kişiyi yönlendiren kurgu-amaçtır. “Gerçek” olmasa da davranışı örgütler.
L
- L-data / yaşam verisi — Gözlem ve yaşam kayıtlarından gelen veridir. Günlük davranışa yakındır.
- Latent dönem / latency stage — Cinsel dürtünün bastırıldığı, sosyalleşmenin arttığı dönemdir. Görece sakinleşme evresidir.
- Libido / libido — Psişik–cinsel enerji kaynağıdır. Dönemlere göre bedenin farklı bölgelerinde odaklanır.
- Life script / yaşam senaryosu — Erken yazılan yaşam planıdır. Yetişkin seçimleri fark edilmeden yönlendirebilir.
- Limited reparenting / sınırlı yeniden ebeveynlik — Terapistin sınırlı ve etik çerçevede karşılanmayan ihtiyacı gidermesidir. Şema onarımını kolaylaştırır.
- Logoterapi / logotherapy — Anlam odaklı terapötik yaklaşımdır. Tutumsal değeri öne alır.
- Logoterapötik anlam diyaloğu / logotherapeutic meaning dialogue — Yaşamda hâlâ anlam taşıyan alanları birlikte aramaktır. Frankl’ın anlam iradesini harekete geçirir.
M
- Mastery deneyimi / mastery experience — Küçük başarılarla öz-yeterlik inancını artırmaktır. Bandura’nın dört kaynağından biridir.
- MBTI / Myers–Briggs Type Indicator — Jung tipolojisinden esinlenmiş popüler sınıflamadır. Big Five kadar güçlü bilimsel destek taşımaz.
- MCMI / Millon Clinical Multiaxial Inventory — Millon kuramına yaslanır; kişilik bozuklukları ve klinik sendromları hedefler.
- Mentalizasyon / mentalization (Fonagy) — Kendinin ve ötekinin zihinsel durumlarını kavramaktır. Duygu regülasyonu ve ilişki okumasını güçlendirir.
- Merkezi özellik / central trait — Kişiyi tanımlayan birkaç ana özelliktir. Günlük portrede en çok bunlar kullanılır.
- Mezomorf / mesomorph — Kaslı–atletik beden tipidir. Atılgan, rekabetçi ve güçlü eğilimle ilişkilendirilir.
- Mirroring / aynalama — Değer görme ve yansıtılma ihtiyacıdır. Karşılanmazsa narsisistik kırılganlık artar.
- Mizaç / temperament — Doğuştan gelen duygusal–davranışsal eğilimdir. Cloninger’de karakterden daha biyolojik kabul edilir.
- MMPI / Minnesota Multiphasic Personality Inventory — Ampirik–klinik dayanaklı objektif envanterdir. Psikopatoloji ve klinik kişilik profili için kullanılır.
- Mod çalışması / mode work — Anlık “şema modu” durumlarıyla çalışmaktır. Kişilik düzeyinde hızla kayan halleri hedefler.
- Modeling / gözlemleyerek öğrenme — Başkasını izleyerek öğrenmektir. Doğrudan pekiştireç şart değildir.
- Modeling / modelleme — Başkasının beceriyi başardığını gözlemletmektir. Öz-yeterlik ve beceri kazanımını destekler.
- Modelleme / modeling · master model (ustalık modeli) — Hedef beceriyi model üzerinden öğretmektir. Mastery modeli (ustalık/başarı) başarıyı görünür kılar.
- Moving against / insanlara karşı olma — Gücü ve kontrolü öne almaktadır. Çatışma ve tahakküm riski taşır.
- Moving away / insanlardan uzaklaşma — Bağımsızlık ve mesafe ile korunmaktır. Yakınlıktan kaçınma riski taşır.
- Moving toward / insanlara yönelme — Onay ve yakınlıkla güvenlik aramaktır. Yapışkan ilişki riski taşır.
N
- N ↔ otonom reaktivite / autonomic reactivity — Nevrotisizm otonom sinir sistemi tepkiselliğiyle bağlanır. Duygusal kararsızlık riskini artırır.
- Narsisistik kırılganlığa duyarlı yorum / narcissistically sensitive interpretation — Yorumu utandırmadan, kırılganlığı gözeterek vermektir. Savunmayı gereksiz sertleştirmez.
- Need / ihtiyaç — İçsel güdüleyici gerilimdir. Başarı, bağlılık, güç gibi ihtiyaçlar örneklenir.
- NEO-PI-R / NEO Personality Inventory — Costa & McCrae Big Five’ı facet’leriyle (alt boyutlarıyla) ölçer; normal kişilik profili için sık kullanılır.
- Nesne ilişkileri / object relations — İçselleştirilmiş ilişki temsillerinin niteliğidir. Bağlanma ve yakınlık örüntüsünü taşır.
- Neuroticism (N) / nevrotisizm — Duygusal kararsızlık boyutudur. Psikopatoloji risk radaridir.
- Nevrotik ihtiyaçlar / neurotic needs — Aşırı ve katı güvenlik arayışlarıdır. Üç yönelimle örgütlenir.
- Nevrotik kaygı / neurotic anxiety — Bastırılmış id dürtüsünün ego’yu tehdit etmesinden doğan kaygıdır. Savunma mekanizmalarını harekete geçirir.
- Nomotetik / nomothetic (genel yasa) — Birçok kişide ortak boyut/yasaları arar. Big Five ve Eysenck bu çizgidedir.
- Novelty Seeking (NS) / yenilik arayışı — Yenilik ve uyarılma arayışıdır. Yüksekse dürtüsellik riski artabilir.
O
- Objektif test / objective test — Yapılandırılmış, standart puanlama ve psikometrik özellikleri güçlü testtir. MMPI, NEO (Neuroticism–Extraversion–Openness envanter ailesi), 16PF örnektir.
- Oedipus kompleksi / Oedipus complex — Çocuğun ebeveynle (genelde karşı cins ebeveyn) rekabet ve korku örüntüsüdür. Süperego gelişimiyle bağlanır.
- Okşama ekonomisini düzeltme / correcting stroke economy — Sağlıklı okşama vermeyi/almayı artırmaktır. İlişki doyumunu yükseltir.
- Olgun kişilik / mature personality — Geniş benlik hissi, sıcak ilişki, duygusal güvenlik gibi ölçütlerle tanımlanır. Trait listesinden fazlasıdır.
- Olumlu pekiştirme / positive reinforcement — Davranıştan sonra istenen bir uyaran ekleyerek davranışı artırmaktır. Ödül mantığıdır.
- Olumsuz pekiştirme / negative reinforcement — Aversif uyaranı kaldırarak davranışı artırmaktır. Ceza değildir; artış üretir.
- Onarım / reparation — Zarar verme fantazisinden sonra onarma arzusudur. Depresif konumda merkezi yer tutar.
- Optimal frustration / optimal hayal kırıklığı — İhtiyacın mükemmel değil, yeterince karşılanmasıdır. İçselleştirmeyi kolaylaştırır.
- Oral dönem / oral stage — Ağız ve emme odaklı dönemdir. Fiksasyon bağımlılık veya ağızla ilgili alışkanlık ipucu verebilir.
- Oral-agresif / oral-aggressive — Isırma/saldırganlık içeren oral fiksasyon eğilimidir. Sözel saldırganlık veya kıskançlık ipucu verebilir.
- Oral-alıcı / oral-receptive — Aşırı bağımlı, alan ve beslenmeye odaklı oral fiksasyon eğilimidir. Pasif alma örüntüsü baskındır.
- Organ aşağılığı / organ inferiority — Bedensel zayıflık/eksikliğin kişilik çabasını tetiklemesidir. Telafi veya aşırı telafiye yol açabilir.
- Organismic valuing / organizmik değerlendirme — İç yaşantıya dayalı değerleme sürecidir. Dış koşullu değerin karşıtıdır.
- Otoritaryenizm / authoritarianism — Güçlü bir otoriteye bağlanarak kaygıdan kaçmaktır. Boyun eğme veya tahakküm biçiminde görülebilir.
- Oyun analizi / game analysis — Tekrarlayan oyun örüntüsünü çözmektir. “Hep aynı yerde bitiyoruz”u görünür kılar.
Ö
- Örüntü / pattern — Dağınık tepkilerden çok bir arada anlamlı hale gelen düzenidir. Kuramlar bu örüntüyü farklı mekanizmalarla açıklar.
- Öz-bildirim / self-report — Kişinin kendi raporuyla veri toplamaktır. Kolaydır ama sosyal beğenirlik yanlılığı riski taşır.
- Öz-izleme / self-monitoring — Davranış/düşünce/duyguyu kaydetmektir. Farkındalık ve değişim ölçümü sağlar.
- Öz-pekiştirme / self-reinforcement — Hedefe ulaşınca kendini ödüllendirmektir. Dış kontrole bağımlılığı azaltır.
- Öz-yeterlik artırma / increasing self-efficacy — Başarı deneyimi, vekâleten deneyim, sözel ikna ve fizyolojik yorumla inancı yükseltmektir. Dört kaynak Bandura’nın formülüdür.
- Özdeşleşme / identification — Başkasının özelliklerini içselleştirerek benliğe katmaktır. Gelişimde de, savunmada da görülür.
P
- Paranoid–şizoid konum / paranoid–schizoid position (PS konum) — Klein’da erken bölünmüş nesne konumudur. Splitting ve parça nesne temsili burada baskındır.
- Parataxic / parataksik deneyim — Özel, mantıksız bağlantılarla örgütlenen deneyimdir. Çarpıtılmış kişilerarası okumayı besler.
- Parça nesne / part object — Nesnenin yalnızca iyi veya yalnızca kötü yönüyle temsilidir. Bütünleştirme henüz yoktur.
- Parsimony / yalınlık — Aynı açıklama gücünü daha az varsayımla veren kuram tercih edilir. Gereksiz karmaşıklık kuramı zayıflatır.
- Pazarlayıcı / marketing — Kendini satılabilir meta gibi sunar. Kimlik dış onaya bağlanır.
- Peak experience / doruk yaşantı — Yoğun bütünlük, anlam ve aşkınlık anlarıdır. Kendini gerçekleştirenlerde daha sıktır.
- Pekiştirme tarifeleri / reinforcement schedules — Sürekli/aralıklı pekiştirme düzenleridir. Aralıklı tarifeler sönmeye daha dirençlidir.
- Persistence / sebat — Engelle rağmen sürdürme eğilimidir. Hedefe bağlılığı destekler.
- Persona / persona (sosyal maske) — Topluma gösterilen roldür. Aşırı özdeşleşmede Self’ten uzaklaşma riski vardır.
- Personal constructs / kişisel yapılar — Olayları anlamlandırmak için kullanılan zıt kutuplu öngörü gözlükleridir. “Dost–düşman” gibi bipolar olabilir.
- Personifications / kişi tasarımları — Kendilik ve diğerine dair içsel imgelerdir. “İyi anne / kötü anne” gibi ayrışabilir.
- Press / baskı — Çevrenin kişi üzerinde yarattığı güçtür. Aynı ihtiyaç farklı press’te farklı davranış üretir.
- Projektif teknik / projective technique — Belirsiz uyaranla bilinçdışı içeriği yoklamaktır. Yorum öznelliği yüksektir (Rorschach, TAT).
- Projektif test / projective test — Belirsiz uyarana kişinin kendi anlamını yansıtması varsayımına dayanır. Bilinçdışı içerik için kullanılır; geçerlik tartışmalıdır.
- Proprium / proprium (benlik duygusu) — Allport’ta benlik duygusunun gelişen çekirdeğidir. Olgun kişiliğin merkezidir.
- Prototaxic / prototaksik deneyim — Parçalı, henüz bağlantısız ham yaşantıdır. Erken dönemde baskındır.
- Psikoseksüel gelişim / psychosexual development — Libidinin erken dönemlerde odaklandığı aşamalardır. Fiksasyon yetişkin kişilik ipuçları verir.
- Psikososyal kriz / psychosocial crisis — Her dönemde çözülmesi gereken gelişim gerilimidir. Olumlu çözüm bir erdem (virtue) kazandırır.
- Psikososyal moratoryum / psychosocial moratorium — Kimlik arayışı için toplumsal olarak tanınan erteleme dönemidir. Keşif alanını açar; uzarsa dağılma riski artar.
- Psychoticism (P) / psikotisizm — Sertlik, dürtüsellik, empati düşüklüğü gibi uçları taşıyan süper faktördür. Klinik “psikoz” ile birebir aynı değildir.
R
- REBT disputing / REBT çürütme — İrrasyonel inancı aktif tartışma tekniğidir. Ellis’te Beck’e göre daha doğrudan/felsefidir.
- Reciprocal determinism / karşılıklı determinizm — Kişi, davranış ve çevrenin birbirini etkilemesidir. Tek yönlü çevre determinizmini aşar.
- Regresyon / regression (gerileme) — Stres altında daha erken düzeye dönmektir. Fiksasyon “kalıcı eğilim”, regresyon “geçici geri dönüş” gibi düşünülebilir.
- Reinforcement value / pekiştirme değeri — Pekiştirecin kişi için öznel önemidir. Aynı ödül herkese eşit değer taşımaz.
- REP ile yapı çıkarma / construct elicitation with REP — Kişisel yapıları sistematik çıkarmaktır. Katı “ya hep ya hiç” yapısını görünür kılar.
- REP Test / Role Construct Repertory Test — Kelly kişisel yapılarını çıkaran ölçüm aracıdır.
- REP Test / Role Construct Repertory Test (rol yapı envanteri) — Kişisel yapıları sistematik çıkaran ölçüm aracıdır. “Kim kimi neye göre ayırıyor?
- Reward Dependence (RD) / ödül bağımlılığı — Sosyal onay ve ödüle duyarlılıktır. Bağlılık örüntüsünü etkiler.
- Robot uyum / automaton conformity — Çoğunluğa kayıtsız uyarak bireysellikten kaçmaktır. Kimlik dışarıdan kopyalanır.
- Rorschach / Rorschach mürekkep lekesi testi — Projektif testtir; bilinçdışı süreçleri yoklar, yorum öznelliği yüksektir.
- Rüya analizi / dream analysis — Rüyayı bilinçdışı dil olarak okumaktır. Manifest / görünen içerik anlatılan hikâyedir; latent / gizli içerik altta yatan anlamdır.
- Rüya ve sembol çalışması / dream and symbol work — Rüya ve sembolleri arketipsel dil olarak okumaktır. Kişisel anlam + kolektif imge birlikte düşünülür.
S
- Safra / choleric (öfkeli mizaç) — Atılgan, lider ve öfkeye yatkın eğilimdir. Aşırıysa tahakküm riski taşır.
- Saldırganlığın çalışılması / working with aggression — Öfke ve saldırganlığı yok saymadan işlemektir. Kernberg’de narsisizm/sınır çalışmanın merkezidir.
- Savunma esnekliği / defense flexibility — Katı değil, duruma uygun savunma kullanabilmektir. Olgun ego göstergesidir.
- Savunma sistematiği / defense systematization (Anna Freud) — Savunmaları gelişimsel ve klinik olarak sınıflar. Ego’nun kaygıyla baş etme repertuvarını gösterir.
- Self / Self (bütünlük merkezi) — Psişenin bütünleşme arketipi/merkezidir. Bireyleşmenin hedefidir.
- Self-actualization / kendini gerçekleştirme — Potansiyeli gerçekleştirme eğilimidir. Hiyerarşinin zirvesidir.
- Self-concept / benlik kavramı — Kişinin kendine dair algı örüntüsüdür. Yaşantıyla uyumu kritiktir.
- Self-Directedness (SD) / öz-yönelim — Sorumluluk, amaçlılık ve öz-kabul gelişimidir. Düşük SD kişilik bozukluğu riskiyle ilişkilidir.
- Self-efficacy / öz-yeterlik — Belirli işi yapabileceğine dair inançtır. Çaba, ısrar ve kaygıyı etkiler.
- Self-regulation / öz-düzenleme — Hedef koyma, izleme ve kendini yönetme sürecidir. Failliğin göstergesidir.
- Self-Transcendence (ST) / öz-aşkınlık — Benliği aşan aidiyet ve maneviyat boyutudur. Anlam ve bütünlükle bağlanır.
- Selfobject / kendilik nesnesi — Kendilik işlevini tamamlayan kişi/işlevdir. Nesne “dış kişi”den çok kendilik düzenleyici işlevdir.
- Senaryo analizi / script analysis — Erken yaşam senaryosunu çıkarmaktır. Değişim için senaryoyu yeniden yazmaya alan açar.
- Sentez / synthesis — Yaşantıları bütünleştirme işlevidir. Kimlik tutarlılığını destekler.
- Serbest çağrışım / free association — Akla geleni sansürsüz söylemektir. Bilinçdışı bağlantıların yüzeye çıkmasını kolaylaştırır.
- Sezgi / intuition — Olasılık, imge ve gelecek olasılıklarına odaklanma işlevidir. Soyut ve kestirimseldir.
- Shaping / biçimlendirme — Hedef davranışa yaklaşan adımları sırayla pekiştirmektir. Karmaşık beceriyi parçalara böler.
- Sheldon somatotipleri / somatotypes — Beden yapısına göre kişilik tipi varsayar. Endomorf, mezomorf, ektomorf üçlüsüdür.
- Sınır koyma / limit setting — Çerçeveyi koruyup eyleme dökmeyi sınırlamaktır. Borderline örgütte yapı sağlar.
- Sokratik sorulama / Socratic questioning — Danışanın kendi kanıtını bulmasına yardım eden soru yöntemidir. İşbirlikçi empirisizmi taşır.
- Sorumluluk yüzleştirmesi / confronting responsibility — Özgürlüğün sorumluluk boyutunu yüzleştirmektir. Kaçışı azaltır.
- Sosyal beğenirlik / social desirability — “Doğru görünmek” için yanıtı çarpıtma eğilimidir. Öz-bildirim envanterlerinde risk oluşturur.
- Sosyal ilgi / Gemeinschaftsgefühl — Topluma aidiyet ve katkı duygusudur. Adler’de ruh sağlığının ölçütüdür.
- Sosyal ilgi ödevi / social interest task — Katkı ve aidiyet davranışını ödevle pekiştirmektir. İçgörüyü eyleme bağlar.
- Sosyal ilgiyi artırma ödevleri / social interest tasks — Katkı ve aidiyet davranışlarını ödevle güçlendirmektir. İçgörüyü eyleme bağlar.
- Source traits / kaynak özellikler — Faktör analiziyle bulunan daha temel boyutlardır. 16PF bunları ölçer.
- Sömürücü / exploitative — İstediğini güç/hileyle alır. İlişkide tahakküm riski vardır.
- Sönme / extinction — Koşullu uyaran pekiştireçsiz tekrarlanınca tepkinin azalmasıdır. Kaçınma kırılınca öğrenme güncellenir.
- State / durum — Anlık duygu veya davranış halidir; trait kadar kalıcı değildir. Aynı kişi yüksek trait kaygıya sahip olsa da state kaygısı duruma göre dalgalanır.
- Strange Situation / Yabancı Durum Testi — Ainsworth’un bebek bağlanma stilini gözlemleyen prosedürüdür.
- Strokes / okşama — Sosyal tanıma birimidir. İnsan okşama arar; yokluğu ilişki gerilimi üretir.
- Surface traits / yüzey özellikler — Gözlenen, bir arada görünen özellik kümeleridir. Altta ortak kaynak aranır.
- Süperego / superego — Ahlak ve ideal baskısıdır. Suçluluk/utanç üretiminde rol oynar.
- Syntaxic / sentaksik deneyim — Paylaşılan dil ve mantıkla doğrulanabilir deneyimdir. Olgun iletişim buraya yakındır.
Ş
- Şema/mod çalışması / schema/mode work — Terk edilme şeması ve “yapışkan mod”u hedeflemektir. Young’da sınırlı yeniden ebeveynlik ve mod müdahalesi kullanılır.
- Şımartma / pampering — Aşırı koruma ve doyum sağlamaktır. Sosyal ilgiyi zayıflatıp bağımlı yaşam stili riski yaratır.
- Şimdi-odaklı duygu yansıtma / here-and-now feeling reflection — Anlık duyguya odaklanmaktır. Geçmiş analizi yerine şimdiyi büyütür.
T
- T-data / test verisi — Nesnel test durumundan gelen veridir. Anketten daha kontrollüdür.
- TAT / Thematic Apperception Test (Tematik Algı Testi) — Murray ihtiyaç–baskı çerçevesinde projektif değerlendirme aracıdır.
- TCI / Temperament and Character Inventory — Cloninger’in 4 mizaç + 3 karakter boyutunu ölçer.
- Tehdit / threat (Kelly) — Temel yapı sisteminin çökme riskidir. Kimlik düzeyinde sarsıntı yaratır.
- Telafi / compensation — Yetersizliği dengeleme çabasıdır. Aşırı telafi / overcompensation dengeyi abartılı üstünlüğe kaçırır.
- Temel düşmanlık / basic hostility — Bakımverene öfke ile bağımlılık çatışmasıdır. Bastırılınca kaygı artabilir.
- Temel kaygı / basic anxiety — Erken güvensizlikten doğan yaygın kaygıdır. Nevrotik ihtiyaçları besler.
- Terapi ilişkisini güvenli üs yapma / using therapy as secure base — İlişkiyi keşif ve düzenleme dayanağı haline getirmektir. Yeniden öğrenmeyi mümkün kılar.
- Test edilebilirlik / testability — Kuramın gözlemlenebilir öngörüler üretebilmesidir. Bilimsel kuramın temel ölçütlerindendir.
- Thanatos / ölüm dürtüsü — Yıkım, saldırganlık ve ölüme yönelen dürtüdür. Eros ile gerilim içindedir.
- Thema / tema — Need × Press birleşiminin örüntüsüdür. Yaşam öyküsünde tekrarlayan hikâyedir.
- Tip / type — Kişiyi “şu ya da bu” kutuya koyan kategorik sınıflamadır. Sürekli boyuttan çok var/yok mantığına yakındır.
- Tip farkındalığı / type awareness — İçe/dışa dönüklük ve dört işlev tercihini fark etmektir. Tek işleve kilitlenmeyi azaltmaya yardım eder.
- Topluma yararlı tip / socially useful type — Yüksek sosyal ilgi + etkin çözümdür. Adler’de sağlıklı yaşam stili idealidir.
- Trait / ayırıcı özellik — Zaman ve durumlarda göreli tutarlılık gösteren sürekli boyutlu eğilimdir. Ölçümde genelde skor/şiddet vardır.
- Trait’i etiketleme değil / not just labeling traits — Skoru tanı yerine müdahale planına çevirmektir. “Yüksek N” = duygu düzenleme hedefi demektir.
- Transaksiyon analizi / analyzing transactions — Tamamlayıcı/çapraz/gizli transaksiyonları çözmektir. Çatışma kaynağını netleştirir.
- Transitional object / geçiş nesnesi — Battaniye, oyuncak gibi “ben–anne arası” nesnedir. Ayrılmayı yumuşatır.
- Transitional space / geçiş alanı — Oyun, yaratıcılık ve kültürel deneyimin doğduğu ara alandır. Gerçeklik ile öznel yaşantı burada buluşur.
- True self / gerçek benlik — Spontan ve otantik yaşantı merkezidir. Holding ortamında gelişir.
- Tutarlılık / consistency — Kişiliğin durumlarda tamamen sabit değil, göreli olarak öngörülebilir olmasıdır. Mischel tartışması bu “göreli” noktayı vurgular.
- Tutum değiştirme / changing attitude (Frankl) — Değiştirilemeyeni kabullenip tutumu dönüştürmektir. Logoterapinin pratik adımıdır.
- Tutumsal değer / attitudinal value — Değiştirilemeyen durumda tutumu seçme özgürlüğüdür. Frankl’ın klinik anahtarıdır.
- Twinship / ikizlik — “Bana benzeyen biri var” aidiyet ihtiyacıdır. Yalnızlık ve yabancılık hissini azaltır.
U
- Ulterior transaction / gizli transaksiyon — Görünen mesajın altında gizli mesaj vardır. Oyunların hammaddesidir.
- UPR / unconditional positive regard (koşulsuz olumlu kabul) — Değere bağlı olmadan kabul etmektir. Büyüme ikliminin temelidir.
- UPR deneyimi / unconditional positive regard experience — Koşulsuz kabul ortamında koşullu değer baskısını yumuşatmaktır. Rogers’ta incongruence azaltır.
Ü
- Üretici / productive — Sevgi, yaratıcılık ve üretkenlikle ilişkilidir. Fromm’da sağlıklı çözümdür.
- Üretkenlik / fertility — Kuramın yeni hipotez ve araştırma sorusu doğurmasıdır. Betimleyici ama durgun kuramlardan üstün sayılır.
- Üslup / style — Kişinin sorunlarla başa çıkma ve tepki verme tarzıdır. Mizaç ve karakterden ayrı, baş etme biçimini vurgular.
- Üstünlük (yukarıya) çabası / striving for superiority — Daha iyiye/üstünlüğe yönelimdir. Sağlıklı hali büyüme; hastalıklı hali üstünlük kompleksidir.
- Üstünlük kompleksi / superiority complex — Yetersizliği abartılı üstünlük gösterisiyle örten örüntüdür. Gerçek yeterlikten çok savunmadır.
V
- Vekâleten pekiştirme / vicarious reinforcement — Başkasının pekiştirildiğini görerek öğrenmektir. Modellemenin gücünü artırır.
- Virtue / erdem — Her krizin olumlu çözümünde kazanılan niteliktir (umut, istenç, amaç, yeterlik, sadakat, sevgi, bakım, bilgelik).
Y
- Yadsıma / denial — Acı verici gerçeği kabul etmemektir. Gerçeklik testini zayıflatabilir.
- Yalıtma / isolation — Düşünceyi duygudan ayırarak yaşatmaktır. Olay anlatılır ama duygusal bağ kopuk kalır.
- Yanlış hedeflerin yüzleştirilmesi / confronting mistaken goals — Yanlış/özel hedefleri nazikçe görünür kılmaktır. Sosyal ilgiye yönlendirir.
- Yanlışlanabilirlik / falsifiability — Kuramın hangi kanıtla çürütülebileceğinin belirlenebilmesidir. Popper vurgusu; Freud eleştirisinde sık geçer.
- Yansıtma / projection — Kabul edilmeyen kendi özelliğini başkasına atfetmektir. İlişkide “sen böylesin” dilini besler.
- Yansıtmalı özdeşim / projective identification — Kabul edilmeyeni ötekine yansıtıp onda denetleme çabasıdır. Klinik ilişkide güçlü bir dinamiktir.
- Yapı gevşetme / sıkılaştırma çalışması / loosening–tightening — Aşırı katı veya aşırı gevşek yapıları dengelemektir. Esnek öngörü için gerekir.
- Yapılandırılmış görüşme / structured interview — Kimlik, savunma ve gerçeklik testini sistematik yoklamaktır. Örgütlenme düzeyini netleştirir.
- Yapılandırılmış yüzleştirme / structured confrontation (Kernberg) — Grandiyöz savunmayı çalışılabilir çerçevede yüzleştirmektir. Sınır ve aktarım odaklıdır; gerekçeyle seçilir.
- Yaratıcı benlik / creative self — Yaşam stilini aktif kuran failliktir. Determinizmi yumuşatır.
- Yargı / judgment — Sonuçları tartıp karar vermektir. Dürtü kontrolüyle birlikte işlevselliği belirler.
- Yaşam görevleri / life tasks — İş/meslek, arkadaşlık/toplum ve sevgi/yakınlık alanlarıdır. Sosyal ilgi bu alanlarda sınanır.
- Yaşam öyküsü / life history (anamnez) — Geçmiş deneyim ve gelişim öyküsüdür. Psikodinamik ve gelişimsel kuramlarda merkezdedir.
- Yaşam stili / style of life — Erken dönemde şekillenen kendine özgü hareket tarzıdır. Amaçlar, inançlar ve ilişki örüntüsünü taşır.
- Yaşam stili analizi / lifestyle analysis — Kişinin amaç, inanç ve ilişki tarzını çıkarmaktır. Yanlış hedefleri görünür kılar.
- Yer değiştirme / displacement — Duyguyu asıl hedeften daha güvenli bir hedefe kaydırmaktır. Öfkenin eşten çocuğa kayması örnektir.
- Yetersizlik / kaçınma hedefi / display of inadequacy — “Yapamam” mesajıyla sorumluluktan kaçmaktır. Cesaret kırıklığını pekiştirir.
- Yetişkin ego durumunu güçlendirme / strengthening Adult ego state — Gerçeklik temelli Yetişkin’i öne çıkarmaktır. E–Ç çaprazını azaltır.
- Yetişkin–Yetişkin transaksiyonuna çekme / shifting to Adult–Adult — İletişimi gerçeklik temelli Yetişkin ego durumuna taşımaktır. Çapraz transaksiyonu azaltır.
- Yıkıcılık / destructiveness — Kaygıyı yok etme/zarar verme yoluyla azaltma çabasıdır. Nesne veya ilişkiyi tahrip eder.
- Yorum / interpretation (yorumlama) — Gizli anlam, çatışma veya örüntüyü danışana sunmaktır. Zamanlaması iyiyse içgörü üretir; erken olursa direnç artabilir.
- Yüceltme / sublimation — Dürtüyü toplumsal kabul gören kanala çevirmektir. En olgun savunmalardan biri sayılır.
- Yüzleştirme / confrontation — Çelişki ve yıkıcı örüntüyü doğrudan ama çalışılabilir biçimde göstermektir. Empatisiz agresyon değildir.
Z
- Zaman odağı / temporal focus (geçmiş–şimdi) — Kuram geçmiş mi (Freud), şimdi mi (Rogers), gelecek mi (Adler teleolojik) odaklıdır. Karşılaştırma sorularında kritiktir.
0–9
- 16PF / Sixteen Personality Factor Questionnaire — Cattell’in 16 kaynak özelliğini ölçer; faktör analitik trait modelinin klasik aracıdır.