Yalom 4 nihaî kaygı: ölüm · özgürlük · varoluşsal yalnızlık · anlamsızlık.
Frankl:
- Anlam iradesi / will to meaning: Temel motivasyonun haz veya güç değil anlam arayışı olmasıdır. Acı bile anlamla taşınabilir. Örnek: Hastanede yatakta yatarken bile 'bu acı birine yarar mı?' diye anlam aradı.
- Logoterapi / logotherapy: Anlam odaklı terapötik yaklaşımdır. Tutumsal değeri öne alır. Örnek: Terapist 'bu acıyı değiştiremesen bile nasıl karşılamayı seçersin?' diye soruyor.
- Tutumsal değer / attitudinal value: Değiştirilemeyen durumda tutumu seçme özgürlüğüdür. Frankl’ın klinik anahtarıdır. Örnek: Felç kaldıktan sonra bile 'kalan gücümle ne yapabilirim?' tutumunu seçti.
May: - Kaygı, sevgi, irade, Dasein / anxiety, love, will, Dasein: Varoluşsal gerilim ve “dünyada-olma”yı merkez alır. Kaygı yok edilecek hata değil, varoluş sinyalidir. Örnek: Yeni şehre taşınınca hem heyecan hem kaygı duydu; hayatına yeni bir 'dünyada olma' hali geldi.
Teknikler: - Anlam arama diyaloğu / meaning dialogue: Yaşamda neyin değer taşıdığını birlikte aramaktır. Anlamsızlık kaygısını çalışır. Örnek: Terapistle 'senin için hâlâ anlamlı olan şey ne?' diye saatlerce konuştular.
- Sorumluluk yüzleştirmesi / confronting responsibility: Özgürlüğün sorumluluk boyutunu yüzleştirmektir. Kaçışı azaltır. Örnek: Terapist 'bunu hep başkalarının suçu mu sanıyorsun?' deyince danışan duraksadı.
- Burada-şimdi varoluşsal sorgulama / here-and-now existential inquiry: “Şimdi nasıl var oluyorsun?” sorusunu açmaktır. Soyut felsefeyi yaşantıya bağlar. Örnek: Terapist 'şu an burada otururken kendini nasıl yaşıyorsun?' diye sordu.
- Tutum değiştirme / changing attitude (Frankl): Değiştirilemeyeni kabullenip tutumu dönüştürmektir. Logoterapinin pratik adımıdır. Örnek: İşini kaybettikten sonra 'kader bana kötü' demek yerine 'yeni bir yol arayacağım' dedi.
İnsancıl fark: Ortak öznel deneyim; varoluşçu kaygı/sınır durum daha keskindir.
Örnek: “Öleceğim, seçmek zorundayım, yalnızım, anlam arıyorum” — Yalom’un dört kaygısı; Frankl kampta bile “tutumumu seçerim” der.