Kitaplar /Kişilik Kuramları / BÖLÜM 11 — İnsancıl ve Varoluşçu

11.1. Rogers

Soru

Rogers’ta kişilik?

Hap

Doğuştan gerçekleşme eğilimi vardır; koşulsuz olumlu kabul benlik–yaşantı uyumunu kolaylaştırır; uyumsuzluk (incongruence) patoloji üretir.

Ezber

[Akrostiş] KEİ: Kabul·Empati·İçtenlik.
Nasıl tutulur: “Kei” de. K=Koşulsuz kabul, E=Empati, İ=İçtenlik (terapist). Üç koşul = büyüme iklimi. Parmakla say.

Soru: Rogers’ta kişilik?

Kavramlar:

  • Actualizing tendency / gerçekleşme eğilimi: Doğuştan büyüme ve gerçekleşme eğilimidir. Rogers’ta motivasyon omurgasıdır. Örnek: İnsan doğal olarak büyümeye, kendi potansiyelini gerçekleştirmeye eğilimli doğar; bu Rogers'ın gerçekleşme eğilimidir.
  • Self-concept / benlik kavramı: Kişinin kendine dair algı örüntüsüdür. Yaşantıyla uyumu kritiktir. Örnek: Kendine "ben sessiz, çalışkan biriyim" demen, benlik kavramının bir parçasıdır.
  • Organismic valuing / organizmik değerlendirme: İç yaşantıya dayalı değerleme sürecidir. Dış koşullu değerin karşıtıdır. Örnek: Bir işin sana iyi gelip gelmediğine içinden "bu bana uyuyor mu?" diye bakmak organizmik değerlendirmedir.
  • UPR / unconditional positive regard (koşulsuz olumlu kabul): Değere bağlı olmadan kabul etmektir. Büyüme ikliminin temelidir. Örnek: Anne "koşu yapmasan da seni seviyorum" deyince çocuk değerini başarıya bağlamadan kabul edildiğini hisseder.
  • Empathy / empati: Danışanın öznel çerçevesini anlamaktır. Yansıtma ile taşınır. Örnek: Arkadaşın "o cümle seni incitti galiba" deyince seni anladığını hissetmek empati deneyimidir.
  • Congruence / kongrüans (içtenlik): Terapistin iç yaşantısı ile ifadesinin uyumudur. Sahte “teknik yüz” değildir. Örnek: Terapist yüzünde gülümseme varken ses tonu gerginse danışan bunu fark eder; içtenlik burada bozulur.
  • Ideal vs real self / ideal–gerçek benlik: Olmak istediği ile olduğu benlik farkıdır. Uçurum büyüdükçe sıkıntı artar. Örnek: Olmak istediğin "disiplinli, fit biri" ile aynadaki halin arasındaki fark büyüdükçe mutsuzluk artar.
  • Incongruence / uyumsuzluk: Benlik kavramı ile yaşantı arasındaki uyumsuzluktur. Savunma ve kaygı üretir. Örnek: Müdür olmak istediği halde sıradan bir işte çalıştığını her sabah hatırlayınca içi sıkışıyor.
  • Fully functioning person / tam işlevde kişi: Açık, esnek ve organizmik değerlendirmeye açık kişidir. Rogers’ın sağlık idealidir. Örnek: Eleştirildiğinde savunmaya geçmek yerine 'bunda ne öğrenebilirim?' diye sorabiliyor.

Teknikler / koşullar:

  • Koşulsuz olumlu kabul / UPR: Performansa bağlı olmadan kabul etmektir. Koşullu değeri yumuşatır. Örnek: Oğlu sınavdan düşük alsa bile annesi 'sen yine de değerlisin' diyor, notla sevgiyi bağlamıyor.
  • Empatik yansıtma / empathic reflection: Duygu ve içeriği doğru geri vermektir. Anlaşılma deneyimi yaratır. Örnek: Terapist 'sanki herkes sana yüklendiğinde yalnız kalıyormuşsun gibi' deyince danışan gözleri dolar.
  • İçtenlik / kongrüans / congruence: Terapistin otantik duruşudur. İlişki güvenini artırır. Örnek: Terapist 'bu konuda seni gerçekten anlayamıyorum' deyince danışan sahte bir gülümseme beklemiyor.
  • Aktif dinleme / active listening: Bölmeden, anlamaya çalışarak dinlemektir. Empatiyi mümkün kılar. Örnek: Arkadaşı konuşurken telefonuna bakmadan başını sallayıp 'anladım, devam et' diyor.
  • Şimdi-odaklı duygu yansıtma / here-and-now feeling reflection: Anlık duyguya odaklanmaktır. Geçmiş analizi yerine şimdiyi büyütür. Örnek: Terapist 'şu an benimle konuşurken ne hissediyorsun?' diye sorunca geçmiş yerine anda kalıyor.
  • Değerlendirmeden kaçınma / non-directive attitude: Yönlendirici yargı ve tavsiyeden kaçınmaktır. Danışanın kendi yönelimini güçlendirir. Örnek: Danışan 'ne yapmalıyım?' deyince terapist 'sence ne senin için doğru?' diye geri soruyor, yol göstermiyor.

Freud farkı: Büyüme potansiyeli + şimdi + daha az determinizm.
Örnek: Anne “sadece 100 alırsan severim” derse çocuk yaşantısını saklar (uyumsuzluk); terapide koşulsuz kabul + empati + içtenlik büyümeyi açar.