- Aşağılık duygusu / inferiority feeling (aşağılık duygusu): Yetersizlik deneyimidir; çabayı tetikler. Aşırıysa aşağılık kompleksi / inferiority complex işlevi bozar. Örnek: Sunuma çıkmadan önce 'herkes benden daha iyi' diye endişeleniyor.
- Aşağılık kompleksi / inferiority complex: Aşağılık duygusunun abartılıp işlevi bozan biçimidir. Kaçınma, cesaretsizlik veya abartılı savunma üretebilir. Örnek: Sınavdan kaçınıyor çünkü başarısız olursa tamamen değersiz hissedeceğine inanıyor.
- Üstünlük (yukarıya) çabası / striving for superiority: Daha iyiye/üstünlüğe yönelimdir. Sağlıklı hali büyüme; hastalıklı hali üstünlük kompleksidir. Örnek: Kısa boylu olduğu için basketbol oynamayı öğrenip kendini kanıtlamaya çalışıyor.
- Üstünlük kompleksi / superiority complex: Yetersizliği abartılı üstünlük gösterisiyle örten örüntüdür. Gerçek yeterlikten çok savunmadır. Örnek: Her cümlede kendi başarılarını anlatıp başkalarını küçümsüyor.
- Organ aşağılığı / organ inferiority: Bedensel zayıflık/eksikliğin kişilik çabasını tetiklemesidir. Telafi veya aşırı telafiye yol açabilir. Örnek: Çocukken gözlük taktığı için bedensel eksiklik hissedip derslerde birinci olmaya çalıştı.
- Telafi / compensation (telafi): Yetersizliği dengeleme çabasıdır. Aşırı telafi / overcompensation dengeyi abartılı üstünlüğe kaçırır. Örnek: Kötü konuştuğu için halk önünde konuşma kursuna yazıldı.
- Sosyal ilgi / Gemeinschaftsgefühl (sosyal ilgi): Topluma aidiyet ve katkı duygusudur. Adler’de ruh sağlığının ölçütüdür. Örnek: Hafta sonları gönüllü olarak yaşlılara yemek dağıtıyor.
- Yaşam stili / style of life (yaşam stili): Erken dönemde şekillenen kendine özgü hareket tarzıdır. Amaçlar, inançlar ve ilişki örüntüsünü taşır. Örnek: Hayatta en önemli şeyin güvenlik olduğuna inanıp risk almıyor.
- Kurgusal finalizm / fictional finalism (kurgusal finalizm): Kişiyi yönlendiren kurgu-amaçtır. “Gerçek” olmasa da davranışı örgütler. Örnek: Büyük bir mucit olacağım hayaliyle günlük küçük adımlarını yönlendiriyor.
- Yaratıcı benlik / creative self: Yaşam stilini aktif kuran failliktir. Determinizmi yumuşatır. Örnek: Zor bir çocukluğa rağmen kendi kendine yardımsever biri olacağım yolunu seçti.
- Doğum sırası / birth order: Aile içi konumun (ilk/orta/son/tek) eğilimlere etkisidir. Determinist yasa değil, klinik ipucu olarak kullanılır. Örnek: Ailede en küçük olduğu için hep korunmuş, karar vermekte zorlanıyor.
- Aile dizilimi / family constellation: Aile içi roller, konumlar ve ilişki örüntüsüdür. Yaşam stilini şekillendiren bağlamdır. Örnek: Ailede babası otoriter, annesi arabulucu; o ise sürekli arada kalıyor.
- Şımartma / pampering: Aşırı koruma ve doyum sağlamaktır. Sosyal ilgiyi zayıflatıp bağımlı yaşam stili riski yaratır. Örnek: Anne her istediğini hemen aldığı için okulda paylaşmayı öğrenemedi.
- İhmal / neglect: Duygusal/ilişkisel yoksun bırakmadır. Güvensizlik ve ödünleyici üstünlük arayışını besleyebilir. Örnek: Küçükken duygusal ihtiyaçları karşılanmadığı için yetişkinlikte güven sorunu yaşıyor.
Örnek: “Hep en iyisi olmalıyım” kurgu-amacıyla yaşamak = kurgusal finalizm; ilk çocuk “liderlik” ipucu = doğum sırası (kesin yasa değil).
Kitaplar /Kişilik Kuramları / BÖLÜM 5 — Adler: Bireysel Psikoloji
5.2. Anahtar kavramlar
Ezber
[Demet] aşağılık·üstünlük·sosyal ilgi·yaşam stili·doğum sırası.
→ Nasıl tutulur: Beş ipi bir demete bağla; her ip bir kavram. Sırayla ipi çek, kelimeyi söyle. Doğum sırası=son ip (en altta).