Kitaplar /Kişilik Kuramları / BÖLÜM 3 — Freud: Klasik Psikanaliz

3.6. Savunma mekanizmaları (TÜM temel teknik/kavram listesi)

Hap

Savunma; egonun kaygıyı bilinçdışı azaltma yoludur.

Ezber

[Metafor] Savunma = ego’nun görünmez kalkanı.
Nasıl tutulur: Kaygı ok atınca kalkan otomatik açılır — fark etmeden savunursun. Yer değiştirme, bastırma, akılcılaştırma = farklı kalkan türleri. “Tehlike geldi → kalkan” zinciri.

Teknikler / savunmalar:

  • Baskılama / repression (baskılama): İstenmeyen düşünce/duyguyu bilinçdışına itmektir. Freud’da temel savunma kabul edilir. Örnek: Travmatik anıyı hatırlayamıyor ama korku hissediyor.
  • Yadsıma / denial (yadsıma): Acı verici gerçeği kabul etmemektir. Gerçeklik testini zayıflatabilir. Örnek: Alkol bağımlısı ben bağımlı değilim der.
  • Yansıtma / projection (yansıtma): Kabul edilmeyen kendi özelliğini başkasına atfetmektir. İlişkide “sen böylesin” dilini besler. Örnek: Kıskanç eş sen beni kıskanıyorsun der.
  • Yer değiştirme / displacement (yer değiştirme): Duyguyu asıl hedeften daha güvenli bir hedefe kaydırmaktır. Öfkenin eşten çocuğa kayması örnektir. Örnek: Patrona kızan kişi eve gelip çocuğa bağırır.
  • Yüceltme / sublimation (yüceltme): Dürtüyü toplumsal kabul gören kanala çevirmektir. En olgun savunmalardan biri sayılır. Örnek: Öfkeli genç boks ringine çıkıp enerjisini sporla boşaltır.
  • Gerileme / regression (gerileme): Daha erken gelişim düzeyine dönmektir. Stres altında çocuksu tepkiler artabilir. Örnek: Stres altında yetişkin yorganla koltukta emekler gibi davranır.
  • Karşıt tepki oluşturma / reaction formation (karşıt tepki): Yasak duyguyu zıt tutuma çevirmektir. Yoğun “aşırı karşıtlık” ipucu olabilir. Örnek: Gizlice kıskanan kişi aşırı övgüyle karşı tarafı över.
  • Akılcılaştırma / rationalization (akılcılaştırma): Davranışa mantıklı ama sahte gerekçe bulmaktır. Gerçek güdüyü örtmek için kullanılır. Örnek: Geç kalan öğrenci trafik vardı der ama aslında uyuyakalmıştır.
  • Entelektüelleştirme / intellectualization (entelektüelleştirme): Duyguyu soyut düşünceye kaçarak soğutmaktır. “Anlıyorum ama hissetmiyorum” haliyle ilişkilidir. Örnek: Boşanan kişi duygusal acıyı istatistiklerle anlatır, ağlamaz.
  • Özdeşleşme / identification (özdeşleşme): Başkasının özelliklerini içselleştirerek benliğe katmaktır. Gelişimde de, savunmada da görülür. Örnek: Çocuk babasının sert tavrını taklit ederek benliğine katar.
  • Yalıtma / isolation (yalıtma): Düşünceyi duygudan ayırarak yaşatmaktır. Olay anlatılır ama duygusal bağ kopuk kalır. Örnek: Kaza anlatılırken olay soğukkanlı anlatılır, duygu yoktur.
  • Dönüştürme / conversion (dönüştürme): Çatışmanın bedensel belirtiye çevrilmesidir (tarihsel/klinik köprü). Güncel tanı dilinde dikkatle kullanılır. Örnek: Bastırılmış çatışma ani felç veya körlük gibi bedensel belirtiye döner.
  • Bölme / splitting (bölme): Nesne/kişiyi bütün değil, aşırı iyi veya aşırı kötü görmektir. Özellikle sonraki kuramlarla klinik köprüdür. Örnek: Arkadaşı bir gün mükemmel, ertesi gün tamamen kötü görülür.

Örnek: Patrona kızıp evde kapıyı çarpmak = yer değiştirme; “zaten istemiyordum” demek = akılcılaştırma.